Karar ve Strateji

Oyun Teorisi ve Karar Anı

· 6 dakika okuma

← Tüm Yazılar

Her karar bir seçim değildir. Aynı zamanda bir stratejidir. Bunu ne zaman fark ederiz?

Oyun teorisi, 20. yüzyılın ortasında matematikçiler ve ekonomistler tarafından geliştirilen bir çerçevedir. Temelinde şu soru yatar: iki ya da daha fazla aktör aynı anda karar alırken, birbirinin tercihini de hesaba katarak nasıl hareket eder?

Rasyonel olmak, doğru seçim yapmak değildir. Karşıdakinin ne yapacağını da hesaplamaktır.

Kararlarımızı biz mi veriyoruz?

İnsan kararlarını incelerken fark edilen şu: insanlar çoğunlukla kendi tercihlerinden değil, ilişkisel bağlamdan karar verir. Patronunuzun ne düşündüğü, rakibinizin bir sonraki hamlesi, çevrenizin beklentisi... Bunların hepsi kararınızın görünmez parametrelerini oluşturur.

Koçluk süreçlerinde sıklıkla şunu duyuyorum: "Kendi kararımı verdim." Oysa süreci inceleyin. Karar ne zaman alındı? Hangi bilgi mevcuttu? Kim vardı odada, kim yoktu?

Zamanlamanın stratejisi

Oyun teorisinin öğrettiği şu: en iyi karar, en hızlı karar değildir. En iyi karar doğru zamanda, doğru bilgiye sahipken alınır. İlişkisel denge korunarak alınan karardır.

Ney bana bunu öğretti. Bir nefes erken çıkan ses müziği bozar. Doğru an için beklemek zayıflık değil; ustalıktır. Kariyer kararlarında da aynı ilke geçerlidir. Bazen en doğru karar, henüz karar vermemektir.

Pratik bir test

Bir sonraki önemli kararınızı almadan önce şu üç soruyu sorun kendinize: Bu kararı hangi bilgiyle alıyorum? Bu kararı hangi ilişkisel baskıyla alıyorum? Altı ay sonra bu kararı doğru buluyor olacak mıyım?

Üçüncü soru en zor olanıdır. Ama en dürüst olanı da odur.

Daha Fazlası

Bu yazı ilginizi çektiyse, benzer konuları konuşmak için iletişime geçebiliriz.

İletişime Geç